Anasayfa IHAF Kurumsal IHAF Kuruluş Tüzüğü

IHAF Kuruluş Tüzüğü

e-Posta Yazdır

ULUSLARARASI İNSAN HAKLARI AVRASYA FEDERASYONU (İHAF) KURULUŞ TÜZÜĞÜ

Bu belgenin sonunda imzası bulunan insan hakları ile ilgili faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları;

İnsan haklarının insanın kişiliğinin ve onurunun ayrılmaz ve feragat edilemez bir parçası olduğunu kabul ederek,

İnsan haklarının korunmasının ve geliştirilmesinin demokratik, barışçı, adaletli ve güvenli bir dünya için en önemli ön şart olduğunu bildirerek,

İnsan haklarını korumanın ve geliştirmenin sadece ülkelerle sınırlı bir iç sorun ya da olgu olmadığının, aynı zamanda evrensel bir sorun ve de olgu olduğunun bilincinde olarak,

Avrasya bölgesindeki her türlü insan hakları ihlaline karşı tam bir dayanışma içinde olarak dünya kamuoyunu durumdan haberdar etmek için gerekli her türlü çabayı göstereceklerini, her türlü sömürüye karşı koyacaklarını taahhüt ederek,

Sınırlı sayıda olmamak üzere aşağıdaki ilkelerin Avrasya bölgesinde öncelikli olarak hayata geçirilmesi ve geliştirilmesinin zaruret olduğu konusunda, hukukun üstünlüğünü hakim kılmak için birlikte hareket etme konusunda anlaşmışlardır.

İLKE 1: Bütün insanlar renk, ırk, cinsiyet, statü, doğum yeri, dini ve felsefi inanç farkı gözetmeksizin hür olarak doğarlar. Haklardan yararlanmada hiçbir şekilde renk, ırk, cinsiyet, statü, doğum yeri, dini ve felsefi inanç farkı nedeniyle ayrımcılık yapılamaz.

İLKE 2: İnsan kişiliğine dokunulamaz. Herkes yaşamına ve varlığının maddi ve manevi bütünlüğüne saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Bu haktan hiçbir şekilde feragat dahi edilemez.

İnsan onuru kişiliğin ayrılmaz bir parçası olup herkes tarafından saygı gösterilmesi zorunludur.

İLKE 3: İnsanın hukuki kişiliğinin devlet tarafından hukuk düzeninde ve etkili bir biçimde korunması gerekir. İnsan ana rahminde canlandığı andan itibaren kutsal bir varlık olarak haklara sahip olur.

İLKE 4: İnsanın fiziksel, zihni ve moral bütünlüğüne herkesçe saygı gösterilmesi zorunludur. Bu bütünlüğün sağlanması ve geliştirilmesi noktasında devlet her türlü desteği göstermek zorundadır.

İLKE 5: Herkesin yaşam hakkı hukuk düzeninde ve etkili bir şekilde korunur.

İLKE 6: İşkence, insanlık dışı ya da onur kırıcı davranışlar, cezalar ve işlemler kabul edilemez. İHAF başta 1984 tarihli “İşkence Ve Başka Zalimce İnsanlık Dışı Yada Onur Kırıcı Davranış Yada Cezaya Karşı New York Sözleşmesi” olmak üzere bu alandaki uluslar arası antlaşmaların etkin bir biçimde uygulanmasını hedef edinmiştir.

Evrensel hukuk kurallarınca makul kabul edilen yasal yaptırımlar işkence ya da kötü muamele olarak kabul edilmez.

İLKE 7: Kölelik, her ne ad altında olursa olsun gayri iradi çalıştırma ve insan ticareti hiçbir şekilde kabul edilemez.

Tabii afet gibi toplumun hayati bir tehlikeyle karşı karşıya kaldığı durumlarda bu tehlike ve zararın önlenmesi ya da daha da büyümemesi için kamu otoritelerince verilen çalışma emirleri bu ilkenin istisnasıdır. Ancak bu durumda dahi hiçbir şekilde kişinin bedenen ve zihnen kaldıramayacağı bir emir verilemez ve kişi hayatı tehlikeye atılamaz.

İLKE 8: İnsanlar en iyi bedensel ve zihinsel sağlık durumuna sahip olma ve yaşanabilir bir çevre talep etme hakkına sahiptir.

İLKE 9: Kadınlar, çocuklar, yaşlılar ve engelliler gibi desteğe daha çok ihtiyaç duyan kişilere yönelik olarak devlet özel koruma ve destekleme yöntemleri geliştirmek zorundadır.

İLKE 10: İnsanların kaynağı ne olursa olsun her türlü bedensel, zihinsel, sosyolojik, ekonomik ve kültürel sömürüye karşı evrensel hukuka aykırı olmayacak şekilde direnme hakları vardır.

İLKE 11: Yasayla önceden belirlenen nedenler hariç hiç kimse özgürlüğünden alıkonamaz, keyfi olarak tutuklanamaz ve gözaltına alınamaz, ev ve işyerlerinde arama yapılamaz, haberleşme özgürlüğüne müdahale edilemez.

Herkesin, suçu ne olursa olsun, adil bir biçimde yargılanma hakkı vardır. İHAF başta “kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesi” olmak üzere “cezanın suçludan başkasına verilemeyeceği”, “tabii hakim ilkesi”, “sanığın aleyhine olan ceza yasalarının geriye yürümezliği” kuralı, “masumiyet karinesi”, “savunma hakkı ve avukattan yararlanma hakkı”, “duruşmada kullanılan resmi dili savunma yapacak kadar bilmediği takdirde ücretsiz olarak tercümandan faydalanma hakkı”, “mahkemelerin aleni olması”, “bir borcu yerine getirememesi nedeniyle tutuklanma yasağı” gibi evrensel ceza hukuku ilkelerini adil bir yargılanmanın olmazsa olmaz koşulları olarak kabul eder.

İLKE 12: Belli bir yaşa kadar her insan devletin gözetimi altında ve eşit bir şekilde ücretsiz eğitim alma hakkına sahiptir. Bu hakkın kullanılmasında devletin özürlülük ya da cinsiyet gibi olguları göz önünde tutarak desteğe daha çok ihtiyaç duyanlara yönelik pozitif ayrımcılık yapması eşitliğin zedelenmesi olarak yorumlanamaz

İLKE 13: Kimse dinsel ya da felsefi inançlarını açıklamaya zorlanamaz. İnsanlar hangi dini ya da felsefi inancı seçecekleri konusunda tam bir özgürlüğe sahip oldukları gibi hiçbir din ya da felsefi inancı benimsememek hakkına da sahiptirler.

Kamu düzeni, genel sağlık ve ahlaki nedenlerle devletin kısıtlama getirebileceği haller saklı kalmak kaydıyla kimse dini vecibelerini tek başına ya da toplu olarak yerine getirmekten alıkonulamaz.

İLKE 14: İnsanlar, şiddet içermemesi kaydıyla her türlü fikri serbestçe ve her ortamda savunabilirler. Her türlü iletişim aracından serbestçe istifade ederek bilgi alışverişinde bulunabilirler.

İLKE 15: İnsanlar, hukuki prosedüre uymak kaydıyla serbestçe dernek ya da sendika kurabilirler, üye olabilirler, üyesi oldukları dernek ya da sendikalardan hiçbir kısıtlamaya tabi tutulmadan istedikleri zaman ayrılabilirler.

İLKE 16: İnsanların şiddet içermemesi kaydıyla serbestçe toplantı ve gösteri yapma hakkı vardır.

İLKE 17: İnsanlar, vatandaşı olduğu devlette serbestçe dolaşabilirler, ikametgah edinebilirler, ülkeyi terk edebilirler, terk ettikleri ülkelerine istedikleri zaman geri dönebilirler.

İnsanlar bir devletin vatandaşı olmaya zorlanamaz, istedikleri zaman hiçbir kayıt ve koşula bağlanmadan vatandaşlıktan çıkabilirler. Başka bir ülkeye iltica başvurusunda bulunma hakları vardır.

İLKE 18: Her insan, devletlerin iç hukuklarında belirlediği evlenme yaşına gelmiş olmak kaydıyla karşı cinsten biriyle serbestçe evlenebilirler ve çocuk sahibi olabilirler.

Devlet aileyi korumakla ve birliğini sağlamak için gerekli siyasal, sosyal, kültürel, ekonomik ve diğer şartları sağlamakla yükümlüdür.

İLKE 19: Mülkiyet hakkına dokunulamaz.

Kamu yararının gerektirdiği durumlarda ancak gerçek bedelini vermek kaydıyla kamulaştırma yapılabilir.

Hakkın kullanmasını engelleyen çok ağır vergi ve benzeri yükümlülükler bu hakkın ihlali olarak kabul edilir.

İLKE 20: İnsanlar çalışma hakkına sahiptir.

Çalışanlara ödenecek ücretler “eşit işe eşit ücret” yaklaşımı korunarak, insan onuruna yakışır bir düzeyde olmalıdır.

İLKE 21: Herkes etkili bir biçimde sosyal güvenlik hizmetlerinden yararlanma hakkına sahiptir. Özel ya da kamusal sosyal güvenlik kurumlarına hizmet karşılığı prim ödeyemeyecek durumda olanların primleri devletçe karşılanır.

Yoksullukla mücadele devletin asli görevidir. Yoksullara maddi içerikli ödenekler vermenin yanı sıra devlet yoksulların aynı zamanda kültürel ve sosyal yaşama da adapte olabilecek tedbirleri almak zorundadır.

İLKE 22:
Devletin kişilere yönelik her türlü eylemini gerekçelendirme zorunluluğu vardır. Kişilerinde devlet tarafından gerçekleştirilen ve kendilerini etkileyen eylemlere karşı tam ve zamanında bilgi edinme hakkı vardır.

SINIRLAMANIN SINIRI: Yukarıda sayılan ilkelerin bir kısmına kamu güvenliği, genel sağlık nedenleriyle kısıtlamalar getirilebilir. Ancak bu kısıtlamalar kalıcı olamaz. Diğer taraftan hiçbir kısıtlama hakkın özüne zara veremez, kısıtlamalar evrensel hukuk kurallarını ihlal edemez.

Kısıtlama yapıldığı durumlarda yapılan kısıtlama ile ulaşılmak istenen meşru amaç arasında zorunlu bir ilişki olmak zorundadır. Diğer yandan alınan önlem ve yapılan kısıtlama ile önüne geçilmesi istenilen zarar arasında orantı olması gerekir. Kısıtlamanın nedeni ortadan kalktığı durumlarda en kısa zamanda kısıtlama da kaldırılır.

Kısıtlamaya gidildiği durumlarda insanların bu kısıtlamanın hukuka uygun olmadığı yönünde itiraz edebileceği bağımsız merci ve yargı organlarını oluşturmak devletin görevidir.